Türkiye’de diş hekimliği son yıllarda uluslararası hasta hareketliliğinin en dikkat çekici alanlarından biri haline geldi. Özellikle Birleşik Krallık’tan gelen hastaların artmasıyla birlikte, tedavi süreçlerinin şeffaflığı ve uzun vadeli bakım planları daha görünür biçimde tartışılmaya başladı. Sektör büyüdükçe odağın da değiştiğini söyleyen Mehmet İşlek’e göre artık yalnızca tedavinin nerede yapıldığı değil, sürecin ne kadar şeffaf, sürdürülebilir ve güvenilir olduğu konuşuluyor.
Diş hekimi, sağlık girişimcisi ve Attelia’nın kurucusu olan İşlek’e göre uluslararası diş hekimliğinin geleceğini belirleyecek unsur, yalnızca teknolojiye yapılan yatırımlar ya da klinik kapasitenin büyümesi değil, hasta güveninin nasıl inşa edildiği olacak.
İşlek, yıllardır benimsediği yaklaşımı tek bir cümlede özetliyor:
“İnsanlar her şeyin en iyisine layıktır.”
“Her hasta şeffaf ve güvenilir bir sağlık hizmetini hak eder. İyi bir tedavi kadar, sürecin nasıl ilerlediğinin açık ve anlaşılır olması da sağlık hizmetinin bir parçasıdır.”
İşlek’e göre bu yaklaşım yalnızca bir kalite vaadi değil, sağlık hizmetinin nasıl kurgulanması gerektiğine dair daha geniş bir anlayışı yansıtıyor. Attelia’da hedefin yalnızca iyi tedaviler sunmak olmadığını vurgulayan İşlek, eğitim, teknoloji ve şeffaf iletişim üzerine kurulu bir yapıyı daha geniş bir hasta topluluğuyla paylaşmayı önemsediklerini belirtiyor.
“İnsanların en doğru bilgiye, en güvenilir sağlık hizmetine ve en açık tedavi sürecine ulaşma hakkı vardır. Biz yalnızca bir klinik kurmaya değil, sürdürülebilir bir sistem kurmaya odaklandık.”
“Your Best Style, Your Healthy Smile”
İşlek’e göre Attelia London’ın sloganı olan “Your Best Style, Your Healthy Smile” ifadesi, kliniğin insan merkezli yaklaşımını en yalın haliyle anlatıyor.
“Stil çoğu zaman moda ya da trendlerle ilişkilendiriliyor. Ancak insanın en güçlü stili, sağlığı yerinde olduğu için içtenlikle gülümseyebildiği halidir.”
İşlek, trendlerin ve estetik anlayışların zamanla değişebileceğini, ancak sağlıklı bir gülüşün her zaman bireye ait kaldığını söylüyor.
“Moda değişir, trend değişir, dönem değişir. Ama sizin gülüşünüz size aittir. Sağlıklı bir gülüş, insanın kendine güvenerek taşıyabildiği en doğal ve en güçlü stilidir.”
Birleşik Krallık, Attelia modelinin ilk uluslararası adımı
İşlek’e göre Türkiye’de oluşturulan klinik deneyim, eğitim yaklaşımı ve organizasyon kabiliyeti yalnızca yerel bir başarı olarak değil, uluslararası ölçekte paylaşılabilecek bir sağlık hizmeti modeli olarak görülmeli.
“Bugün mesele yalnızca Türkiye’de iyi işler yapmak değil. Edindiğimiz deneyimi daha geniş bir hasta kitlesiyle paylaşabilmek. Eğer bir yerde doğru bir sistem kurabiliyorsanız, bunun değerini yalnızca bulunduğunuz ülke için değil, daha geniş bir ölçekte düşünmeniz gerekir.”
Bu vizyonun ilk uluslararası adımı ise Birleşik Krallık oldu. İşlek’e göre uluslararası hasta beklentilerinin daha belirgin ve regülasyon standartlarının daha görünür olduğu bir pazarda varlık göstermek, Attelia’nın kurduğu modeli sınayan ve güçlendiren doğal bir adım niteliği taşıyor.
İngiltere’de doğrudan hizmet, daha net planlama ve takip
İşlek’e göre Attelia London’ın rolü yalnızca tedavi sonrası destek sunmakla sınırlı değil. Klinik, İngiltere’de kendi regülasyonlarına uygun şekilde çalışan, CQC çerçevesinde faaliyet gösteren ve GDC kayıtlı hekimlerle hastalara doğrudan diş hekimliği hizmeti sunan bağımsız bir dental practice olarak konumlanıyor.
Attelia London, İngiltere’de yaşayan hastaların her zaman Türkiye’ye gelmesini gerektirmeden, uygun vakalarda benzer tedavi imkanlarına daha erişilebilir şekilde ulaşabilmesine katkı sağlıyor. Gerektiğinde ise Türkiye’deki ileri tedavi altyapısıyla bağlantılı süreçler için güven veren, düzenli ve anlaşılır bir çerçeve oluşturuyor. İşlek’e göre Londra kliniğinin asıl rolü, Attelia’nın klinik yaklaşımını ve hasta deneyimini Birleşik Krallık’a taşımak, bunu da yerel regülasyonlar ve hasta beklentileriyle uyum içinde uygulamak.
“Hastalar için en önemli konulardan biri, tedavinin hangi aşamalardan oluştuğunu en baştan bilmektir. İlk değerlendirmenin nerede yapılacağı, hangi işlemlerin hangi sırayla uygulanacağı, kontrollerin nasıl planlanacağı, takiplerin nerede sürdürüleceği ve ihtiyaç halinde kime ulaşılacağı açık olduğunda hem güven duygusu hem de hasta memnuniyeti çok daha güçlü hale gelir.”
İşlek’e göre önümüzdeki dönemde uluslararası diş hekimliği daha hasta odaklı, daha düzenli ve daha açık bir yapıya doğru evrilecek. Kalıcı başarının ise bu güveni doğru şekilde kurabilen yapılar tarafından üretileceğini düşünüyor.
“Sonuçta hastalar yalnızca bir tedavi aramıyor. Anlayabildikleri, güvenebildikleri ve kendilerini güvende hissettikleri bir süreç arıyorlar.”